20 Temmuz 2011 Çarşamba

Adalet satılık 40 liraya! Alan var mı?

Aysel Kılıç

Bir devlet düşünün ki kanun üstüne kanun yapıyor, neye hizmet ettiğini bilmeden (!) Bir devlet düşünün ki adaleti bile satılık! Öyle bir devlet düşünün ki yurttaşına düşman. Evet, düşüncesi bile bizi tedirgin ediyor, ürpertiyor. Ama o devleti uzakta aramayalım. Çünkü o devlet hayatımızın her alanına hücum etmiş durumda. Çünkü o devlet, kanunlarıyla başımıza vurmakta. Ve ne yazık ki o devletin ‘sevgili yurttaşları’yız.
Adil bir dünya istediği için dört duvar arasına hapsettiği yurttaşını oradan çıkarmamak adına her yolu deniyor devletin adaleti. Asıl görevi, yargılamaya ilişkin maddi gerçeği açığa çıkarmak olan devlet, bu sorumluluğunu yerine getirmiyor. Her gün önümüze yeni bir kanun koyarak, biz yurttaşlara gözdağı vermeye çalışıyor(!) Yargıyı sürüncemede bırakıyor.
Evet, şimdi önümüze koyulan yeni bir kanun var. Resmi adı, "Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Kanunu" olan bu kanun kaşla göz arasında yürürlüğe konuldu. Bu kanun, davaları temyiz etmek için parayı şart koşuyor. Yani, adil yargılamanın önemli bir aşaması olan temyiz hakkı artık paralı! Buna göre, ceza mahkemelerinde yargılanan yurttaş para ödemediği müddetçe dava dosyasını temyiz edemeyecek.
Kimimiz için, şart koşulan 40 liranın pek önemi yoktur belki (?) Ama mesele sadece para ile bitmiyor. Eğer tutukluysanız ve Adalet Bakanlığı'nın hazinesine 40 lirayı zamanında yatıramamışsanız vay halinize! Çünkü bu parayı yatırmadığınız için Bakanlık sizi cezalandırıyor. Dosyanız temyize gitmiyor. Temyize gidemediği için de yerel mahkemenin davayla ilgili kararına mahkûm bırakılıyorsunuz.
Ve biraz daha 'iyimser' düşünelim... Tutuklu değilsiniz. Dışarıdasınız. Ama dışarıdaki özgürlüğünüz kısıtlı. Yani, tutuksuz yargılanıyorsunuz ve cebinizde bir kuruş bile yok. Harç, borç edineyim derken size verilen süre doluyor. Geç kalıyorsunuz. Dosyanızı temyiz edemiyorsunuz. Çünkü temyiz için tanınan süre sadece bir hafta! 40 lira temyiz harcı koşulu böylece sizin bütün yaşamınızı yerle bir etmeye yetiyor!
Devlet bu uygulama ile yurttaşın adil yargılama hakkının elinden aldı. Ama sadece yargılanan (sanık) yurttaşını değil; avukatları da mağdur etti. Uygulamanın faturası avukatlara kesildi!
Nasıl mı?
Başta çocuk ve kadınlar olmak üzere yoksul ve mağdurlar için barolarca, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereği, zorunlu görevlendirilen avukatlar, 40 liralık harcı ceplerinden karşılamak zorunda kalıyor. Kimi zaman 5 - 6 davaya bakmakla yükümlü bırakılan avukatların ceplerinden harcadığı paranın haddi hesabı yok. Zaten dava başına sadece 160 - 400 lira ücret alan avukatlar (dava yıllarca sürse de aldıkları ücret sadece bu kadar) müvekkilleri için ceplerinden harcadığı 40 lirayı ise devletten bir türlü alamıyor. Çünkü, devlet yeterli ödenek ayırmıyor. Avukatlar ceplerinden harcadığı parayı ya çok geç alıyor ya da hiç almıyor.

Avukatlara ödenek ayrılmaması müvekkilin davasını bire bir etkiliyor. Sanık iseniz ve paralı bir avukata denk gelmişseniz ne mutlu size. Çünkü avukatınız sizin yerinize 40 lirayı ödeyecektir. Ama yoksul bir CMK avukatına düştüyseniz vay halinize!
Yargılamayı hızlandırma adına getirilen "Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Kanunu" yargıyı daha da yavaşlatmaktan başka bir işe yaramadı.
 
BirGün/ 20 Temmuz 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder